content="H8_dW8N50K6xyEIqIf12V94s28Y81ejdq4bbdeH7ITk" /> content='H8_dW8N50K6xyEIqIf12V94s28Y81ejdq4bbdeH7ITk' name='google-site-verification'/> Paylaşim Vadisi: Kapı Komşu

8 Temmuz 2017 Cumartesi

Kapı Komşu

İçim nasıl da acıyor, olmuyor olanlara duyarsızmış gibi katlanmaya çalışmak. Sapıkların, katillerin, sahtekarların, dolandırıcıların kol gezdiği dünyada bu tür mahlukların mağduriyetine uğrayan güzel insanların acısını hissederek bilerek yaşamak en ağır ceza kör vicdanlarımıza. Bombalardan, tecavüzlerden kendilerini ve yavrularını kurtarmak niyetiyle tüm riskleri göze alarak sığınabileceği bir ülke ararken Türkiye'yi hem din kardeşi olması hem de en yakın komşu olması nedeniyle tercih ettiklerinde akıllarına dışlanacakları, her adi suçlarda ilk kendilerinin suçlanacaklarını getirmemişlerdi elbette. Deyim yerindeyse 'can derdine' düşmüşlerdi. Biz ne yaptık peki? Bencil duygularımızla hareket ederek, horladık, hakir gördük, insan değil de sokak ortasındaki bir çöp gördük. Ayağımızla bile kenara itmeye iğrendiğimiz. Hep dehşet senaryoları ürettik. 'Ya bir gün başımıza bela olurlarsa, çok çocuk yapmalarını kendimiz için daha büyük bir tehlike olarak gördük. Oysa ki onlar da ülkemizde birer sığınmacı olduklarının bilincinde olabildiklerini, anavatanlarına biraz ortalık durulduğunda dönmek isteyebileceklerini hiç düşünmek istemedik. Hatta en son karnında yavrusuyla, henüz on aylık çocuğuyla tecavüze uğrayıp hunharca başları sarmısak döveciyle ezilircesine taşla defalarca vurularak ezilip öldürülmelerine kimimiz sevindik bile. Üç sığınmacı eksildi işte. Biz büyüdük değil mi, her insanın rızkını tayin eden Allah'ın emanet gönderdiği insanların rızkı bizimkini çoğalttı öyle mi? Ha bir de bir hane eksildi bize bir yer açıldı. Sığamadığımız ve bölünmesi için elimizden geleni yaptığımız ve ölen dünya güzeli anne, karnındaki bebeği, on aylık yavrusunun durumuna düşmeyeceğimizin garantisi varmış gibi ne çok şımardık. Babanın asil duruşuna ne demeli. Karısı ve çocuklarının kazada öldüklerinin söylenmesini istemesi. Nedeni; Türkiye'ye söz gelmemesi. Buna show diyenlerimiz de oldu tabii. Oysa neler diyebilirdi, daha ne kaybedecekti dese? Vatanı yok, ailesi yok. Kendi canı da gitse ne olacaktı ki? Kurtulmuş olurdu onun da canına birileri kast etse. Allah güzel insanların yardımcısı olsun, iyi insanları her kötü durumdan uzak etsin. Dokuz rızkın birini yiyen sekizini bırakan Allah'ın misafirlerini ağırlayamadığımız, emanetine hiyanet ettiğimiz için Râb'bim bizleri affetsin. CENNET mekan güzel anne ve çocukları ilk başta siz affedin bizi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Termodinamik yasaları